Gerilim Baş Ağrısı

Stres ve Gerilim Kaynaklı Baş Ağrısı
Stres ve gerilim tipi baş ağrısı problemiyle son yıllarda daha sık karşı­laşmaktayız. Süresi, sıklığı, şiddeti ve sebepleri kişiden kişiye farklılık gösteren bu şikayet, hafif, birkaç dakika içinde dinen bir ağrı olabildiği gibi, günlerce süren, şiddetli ağrılara da dönüşebilir. Zonklama şikayeti gözlen­mez; ancak başta veya boyunda sıkılık hissi vardır. Stres, yetersiz uyku ve depresyon, bu tür baş ağrısının başlıca sebepleri arasında sayılabilir. Migreni olan bir hasta sessiz sakin bir yer ararken, stres ve gerilim kaynaklı baş ağrısı çeken bir kişi yerinde duramaz, açık havaya çıkmak ister.
Hangi Belirtilere Rastlanır?
*     Hasta  tarafından  zonklayıcı olmayan başta ağırlık, sıkışma, gerilme, çekil­me, basınç, uyuşma, yanma, üşüme gi­bi İfadelerle tanımlanır. Hastalardan sık sık "başımda sanki taş var", "ba­şım  ağırlaşıyor",   "başıma  sanki  tas geçmiş gibi",  "başımın etrafını bir çember sıkıştırıyor sanki" gibi ifade­ler duyulur.
Ağrı tipik olarak başın bütününe yayılmış yaygındır; fakat migrende olduğu gibi tek taraflı da olabilir.
*     Baş ağrısıyla beraber çoğu zaman boyun ve omuz kaslarında da ge­rilme ve ağrı vardır. Genellikle boyun kaslarından başlar, enseden başa doğru yayılır, alna, şakaklara kadar uzanır. Bazen boyundan başlayıp sadece başın arka kısmına ilerler.
*     Migrende olanın aksine, baş hareketiyle ağrı artmaz. Baş ağrısıyla beraber boyun kaslarında serdik olabilir.
*     Hastalarda seyrek olarak hafif iştahsızlık ve bulantı olur, kusma ol­maz. Işıktan ve sesten rahatsızlık olabilir, migrendekîne kıyasla da­ha hafif derecededir.
*     Ağrılar genellikle günün ilerleyen saatlerinde, öğleden sonra veya akşama doğru artar. Baş ağrısı üe birlikte uykuya dalma güçlüğü, sık uyanmalar, sıkıntı, huzursuzluk, karamsarlık gibi bulgular görülebilir.
*     Stres ve gerilim ağrılı hastanın muayenesi yapıldığında, özellikle ağrı sı­rasında, boyun, ense ve çene kaslarında gerginlik saptanabilir. Ayrıca başı çevreleyen kaslarda, sık olarak, sert ve ağrılı noktalar bulunur. Bu nok­talar, ağrının adeta tetiklendiği noktalar olup 'triger' diye isimlendirilir.
Ne Sebep Olur?
Ruhsal gerilim ve gerginlikler, içsel çatışmalar, kendini ifade etmede zor­lanmalar, stres, anksiyete, depresyon, kas zorlanması (uzun süre araba kullan­mak, kötü oturuş pozisyonunda bilgisayar kullanmak ve televizyon izlemek...) stres ve gerilimden kaynaklanan baş ağrısının sebepleri arasındadır.
Kronik stres ve gerilim tipi baş ağ­rıları, sinüzit baş ağrıları, hipertansi­yon ve kafa içi basınç artmasında görü­len baş ağalarıyla karıştırılabilir. Çe­ne eklemi bozukluğunu, boyun kireçlenmesi ve bazı ruhsal hastalıklara bağlı baş ağrılarını gerilim tipi baş ağrısından ayırt etmek güç olabilir.
Nasıl Tedavi Edilir?
Stres ve gerilim tipi baş ağrısının tedavi şekli, hastadan alman ayrıntılı bilgi, klinik muayene, yardımcı muayene yöntemlerinden çıkacak sonuçlar ışığında planlanmalıdır. Tüm bunlar tedavinin ayrılmaz birer parçasıdır.
Deneyimli bir nörolog, hastayla görüşmesinin ilk birkaç dakikasında hastada gerilim tipi veya stres kaynaklı baş ağrısı olduğu tanısını koyabi­lir, önemli olan hastada tanıya varmak değil, koyduğumuz tanının doğ­ru olduğuna hastayı inandırmaktır.
Hasta birçok hekime gitmiş, çeşitli muayenelerden geçmiş, tahlil ve bir sürü tetkikler yaptırmış olabilir. Sonunda hastaya beyninde bir hasta­lık, bir bozukluk olmadığı söylenmiş olabilir. Ancak tüm bunlara rağmen hasta tekrar baş ağrısıyla baş başa kalmıştır. Bu noktada, hekim, bu baş ağrısını ortaya çıkaran mekanizmayı hastaya anlatmalıdır. Beyninde her­hangi bir probleme rastlanmadığı halde ağrı nasıl olmaktadır, yaşam olay­ları ve alışkanlıklarıyla baş ağrısı arasında ne gibi ilişkiler vardır? Hangi yaşam olayları baş ağrısını tetiklemektedir? Tüm bunlara dair bilgi edi­nen hasta, baş ağrıları ortaya çıkaran ya da artıran yaşam olaylarını göz­lediği, takipler boyunca bu konularda bilinçlendiği oranda, baş ağrılarını kontrol etme yönünde kendine has yöntemler geliştirecektir.
Akupunktur Tedavisi
Tüm bu tedavi süreçlerine rağmen baş ağrıları geçmeyen hastalarda alternatif ağrı giderici tedaviler yerine göre devreye sokul­malıdır. Her geçen gün giderek sıklaşan baş ayrısında akupunktur uygulaması diğer te­davilerin önüne geçmeye baş, kamıştır.Yan et­kisinin olmaması ve ilaç tedavilerinden da­da etkili olması bu gelişmeye sebep olmuş­tur. Yapılan çok yönlü bilimsel çalışmalarda akupunkturla tedavi edilen baş ağrılı hastaların yüzde 90 gibi büyük bir oranının bu tedaviden şifa bulduğu ortaya çıkmıştır.
Akupunktur dışında ayurveda, manüplatif tedaviler, biyoenerji, refleksoloji gibi uygulamalar ve bitkilerin kullanılması da sonuç alman te­davi metodları olarak kullanılabilir.
Ayrıca günde birkaç adet badem yemek, çörek otu koklamak
Ağrı Kesici Alındığında Dikkat Edilmesi Gerekenler
*     Ağrı kesiciyi sadece hafif derecedeki baş ağrılarını tedavi etmekte kullanın.
*     Doktor tavsiyesi olmadan yüksek dozlarda almaktan kaçının.
*     Bu ilaçların haftada 3 günden daha fazla alınmaması gerekmekte­dir.
*     Maksimum etki için ağrı ilk ortaya çıktığı sırada almaya bakın.
*     Ağrı kesiciyle birlikte alkol ya da uyku ilacı almamaya dikkat edin.
*     Dalgınlık ve uyku yaratan ağrı kesiciler mevcuttur. Bunları aldığı­nızda trafiğe çıkmayın, dikkat ve konsantrasyon gerektiren işlerden kaçının.


*     Bir bardak dolusu suyla veya asitsiz içeceklerle birlikte alırsanız ila­cın midenizi rahatsız etmesini Önlersiniz.

KAYNAK: SAĞLIKLI YAŞAM